Saturday, June 27, 2009

Oyku(4)

.....

Bir de haykirislar geldi kulaklarina "Derhal ameliyata almamiz lazim!!!!!" sarsilarak hareket eden sedyenin uzerinde...



“Demek ki “diye dusundu belki bes metre ve belki de daha yakindaki kadinini bekleyen adam “demek ki” dedi hickirarak “gozyasi bu kadar aci olabiliyor... bu ne derin bir acidir yarabbim gidenin veya gitmekte olanin ardindan hissedilen.

Sonra babasının olumu geldi gozlerinin onune bir yaz sabahi onun artik buz gibi olmus ellerine sıkıca sarıldığı an geldi aklina... Otobus soforune kufretti yeniden son verdiği uzun mola yuzunden; sadece evet sadece 15 dakikacik bir gecikme yuzunden; vedalaşamamak son kez…

Bir pinar gibi dokulmeye basladi goz yaslari bu kez...

Kadininin elleri de babasininki gibi soguyacak miydi, sicacik titreyen dokunusu ile yillardir yuzunu yumusacik icine alan, dokunmaya kiyamayan o sicacik elleri?

Aaah ne korkunc bir sey olmaliydi onun disinda yasamak hayatı. Aaah ne korkunc bir ask olacakti bu yalniz yasanacak...

Kuzusu peki..hani su an evde kendilerini bekleyen ve beyaz yakasını cikarmakta olan o kuzu? O nasil tasiyacakti o kucucuk kalbiyle annesizligin acisini?

Arkasindan gelen ses ile irkildi “Rengin Hanimin yakini misiniz?”, “Ah evet, arkadasiyim” dedi catlayarak cikan kendisinin bile zor duydugu bir ses ile devam etti “Hayat arkadasiyim!”.

Endiseyle doktorun soyleyeceklerine odaklanmaya calisirken yillarca once Renginle birbirlerine verdikleri soz aklindan geciyordu “biz birbirimizi hic esim diye tanistirmayalim kimselere o ne oyle corabin esi ayakkabinin esi gibi…Biz evren varoldugu surece hep birbirini kesfetmeye calisan iki arkadas olacagiz, hayat arkadasi, tamam mi?” demislerdi.

Doktor ameliyathane beresini yavasca cikartti ve gozlerini kisarak konusmasini surdurdu “Esinizin durumu cok ciddi.Oncelikle kaza aninda gecirdigi kafa travmasi sebebi ile İntrakranial yer tutan travmatik lezyonları cerrahi olarak bosalttik.

Mudahale esnasinda tansiyonu bizi biraz zorladi.

Kafatasinin 4 ayri bolgesinde ezilmeden kaynaklanan catlak var.Farkli komplikasyonlara sebep olabilecegi icin surekli gozlemlememiz gerekiyor.

Ayrica kaburgalarda olusan kiriklara da cerrahi mudahale yapmamiz gerekti zira kiriklardan biri sag cigere hasar vermisti..

Omurgada kirik yok ancak sikisma sebebi ile olusmus zedelenme ile ilgili daha sonra yapilacak detayli radyolojik degerlendirme sonucunda bilgi verebilirim.

Sag eldeki ezilme ile olusan kiriklara bir sure sonra mikrocerrahi mudahale gerekebilir.Muhtemelen yarin.

Genel olarak ilk mudahale ve ameliyat basarili gecti diyebilirim, su anda yogun bakimda ve kendisine gelmesini beklemek ve dua etmekten baska yapilacak baska bir sey yok...Gecmis olsun”

“Peki…peki gorebilir miyim kendisini” diye sordu sesi bir kus gibi titreyerek gitmek icin seyirten doktoru yakalamaya calisirken...

“Dedigim gibi su an yogun bakimda ve sizi iceriye almamiz uygun olmaz.Zorlu bir operasyondu ve kendisine gelmesini beklemekten baska yapilacak baska bir sey yok, tekrar gecmis olsun” dedi doktor ve yanindan ayrildi.

Bakakaldi doktorun arkasindan.

Bir solukta soylenenler kendi solugunu kesmisti.

Simdi, simdi, simdi ama simdi hemen simdi gormesi gerekiyordu kadinini.

Marti kanadi zarif parmaklarini birer birer kiyamiyarak opmesi gerekiyordu.

Kirilmisti o kanatlardan biri oyle mi? Un ufak olmustu demek...

Kadife gibi bir tonla onu ne kadar sevdigini usulca fisildamasi “bizi birakma ne olursun siki bas kuzey isigim” diye yalvarmasi gerekiyordu.

Tekrar “ama...ama, ama...” dedi ve bir cocuk gibi sarsila sarsila aglarken oradaki banka coktu...

Kisa bir sure sonra, belki de bir asir... Telefonuna davrandi.
Kuzusu kim bilir nasil endiseyle beklemisti sabaha kadar.

“Alo kizim”

“Baba askolsun olduk meraktan sabaha kadar, telefonun da kapaliydi, insan bir arayip haber verir nasil oldu annem, nasil gecmis ameliyat, kendisine geldi mi, sen gordun degil mi onu, nerede simdi, ne zaman gelecek evimize” diye aceleyle konusurken hickiriklara boguldu kuzunun sesi.

“Merak etme uzumum, ameliyat basarili gecmis fakat yogun bakimda hala, iyi olacak annemiz merak etme o nasil guclu bir kadindir bilmez misin?Telefonumu ameliyathanenin onundeyken kapattirdilar hic ayrilamadim ki oradan acayim tekrar”

Kuzu agzi dolu bir suru sey daha soyledi ama hicriklardan hic bir sey anlasilmiyordu.

“Guzel kizim lutfen aglama artik bak ben gelecegim eve az sonra, Jale halan orada mi yaninda mi onu verir misin bana Zeynepcim?”

“Alo Altan? Yavrucum oldum meraktan, nasil Rengin’in durumu, ne olursun iyi bir haber ciksin agzindan Allah muhafaza”

“Abla daha hic bir sey belli degil yogun bakimda simdi kendine gelmesi biraz zaman alacak sanirim, ben birazdan eve gelecegim, yalniz doktordan anladigim kadari ile durumu kritik...”derin bir nefes aldi; “Abla benim bir tanecik cicegime bir sey olmayacak degil mi ne olursun soz ver bana olmayacak degil mi” derken kendisini yine tutamayip hickira hickira aglamaya basladi.

Ablasi “aa koca adamsin Altan sen boyle yaparsan bu cocuk ne yapsin, solmayacak cicegin merak etme, hadi gel eve sana yiyecek bir seyler hazirlayayim, senin hepimizden once ayakta dim dik durman lazim, hadi oglum”

2 comments:

Anonymous said...

Aaaaa! Biz böyle bekleyecek miyiz bunu sonunu. Koy hepsini be kuzen okuyalım girsin; sonra parça parça yaınlarsın:-)
Kubilay

ayşegül said...

Offf yaa ölmesin ama...
Öldürme sonunda onu lütfen ama:)
Sevgilerrrr