Saturday, June 13, 2009

Bazen kucuk bir an icin omur bile verilir...


Tanistirayim.


"Nazli" hanim...


Benim boyle cekirdekten, tohumdan, fidandan agac sevdigimi bilen bizim ekipteki cocuklardan bir tanesi bir ogle yemegi donusu, nereden yolduysa yolmus; boyle kurdan gibi bir bitki parcasi getirdi bana 3 hafta once "hadi bakalim bu tropik agaci yasat gorelim" dedi.


hemen sardim sarmaladim dibini 3-4 adet kagit mendille tum anne agac gudulerimle; plastik bir bardaga koyup bardagi suyla doldurdum; herkes guldu tabii ki :o) (bilmiyorlar ki babami ve bana ogrettiklerini...)


3 haftadir yavrucak hafta sonlari dahil; sirketteki calisma masamda tarafimdan itina ile sevilmekte; korunmakta...


Bu hafta sonunun ayri bir onemi vardi benim icin, cunku "nazli hanim" evine kavusacakti.


Sarildik sarmalandik eve geldik Nazli hanimla.


Kapida kurabiye karsiladi bizi ve hic "aaa bu ne nerden cikti" filan demedi, onun yerine "aaa annneeee bu cok susamis baksana boyle inmis asagi yavrucukun dallari" diye elimden aldi bardagi ve biraz taze su ekledi.


2 gundur evdeki calisma masamda yine islak kagit mendillerin icinde biraz da klimanin keyfiyle kendine gelen Nazli Hanimi bugun kucucuk bir saksi icinde de olsa, topraga kavusturduk.


Gorulesiydi.


Nazli'nin nesesi.


Kurabiyenin sevinci.


Benim gururum; kucucuk agacim Nazli Hanima duydugum...


Nazli hanimi topraga kavusturdugumuz anin nesesi ve sevinci bir omre bedeldi...


7 comments:

Aydan Atlayan Kedi said...

İnan bana, dünya böyle kana susamış insanlarla dolmuşken senin gibi insanlar bana umut veriyor. Ne tuhaf değil mi; kimi kendi annesini, babasını, çocuklarını ve daha nicesini kıtır kıtır gözünü kırpmadan keserken kimi de bir fidana yavrusu gibi davranıyor. Dilerim hep varolur senin gibiler...

Anonymous said...

Gületeinen Kuş,
Ellerine sağlık,baban sana "el vermiş" güzel bir el...Sen de almışsın o eli "sarmalamışsın", büyütmüşsün, yumuşatmılsın bir güzel.
Babana da sana da teşekkürler melek hanım.
D&A

Anonymous said...

Bir ayağı askıda ince
kalmış bi bitkim vardı.
Konuştum onla,sporla,müzikle
moralle ayağı düzelmişti.
Levent

GULTEINEN ENKELINI said...

Sevgili kedicim, merak etme hep senler benler bizler seyreltecegiz kotulukleri; bugunlerde kontrolun disindaki gerginlikle mucadele etmeye calistigini gozlemliyorum; kalbim seninle.

Sevgili D&A babam cicekleri ile ilgilenirken bazen kiskanirdim onlari biliyor musun? Ama simdi simdi anlamaya basladim onu; olgunlasiyor ve daha da genclesiyor muyum ne?

Sevgili Levent; ayagi askida incecik kalan bitki; degil ikinci onikinci kattan bile dusseydi eger ve ilk anda "canli kalabilmeyi" basarsaydi her turlu azim de sevgi de iyilestirirdi onu...
eminim bir tek sen degil sevdiklerin de desteklemistir o sevgiyi...bunu canli yasayabilen bir dostla konusmak guzel oldu.

Toprak Aras said...

çok memnun oldum Nazlı hanım,
çok şanslısın ki seni dirilten ayağa kaldıran şevkatli bir el uzanmış sana,
bir kürdan gibi olan bitkiyi canlandırmakla bu kadar mutlu olan bir kişiyi tanımaktan ben de çok mutlu oldum:)
etraftaki yığınla olan çirkin insanlara inatla bizlerde az olmicak kadar çoğuz aslında.

Çınar said...

Selam, Siz ortaya emeğinizi yüreğinizi SEVGİnizi ,Nazlı Hanım'sa minnetini SEVGİsini koymuş. Ortaya yemyeşil bir ağaçcık çıkmış. Ne güzel...Tebrikler...
Hep sevgi ile kalın.

GULTEINEN ENKELINI said...

@ toprak aras; ne guzel soylemissiniz, sayimiz hic kucumsenmeyecek kadar aslinda ve bir sir vereyim mi... bu oyunda 3 dogru bir yanlisi goturuyor :o)

@ cinar; size de sevgi ile kalin diyecegim ama olmayacak. siz sevgi ile kalmissiniz zaten; fazlasindan bizler de faydalaniyoruz.