Nisan basinda Turkiye'ye gitmistik, soylemistim.
Bir tek seyi paylasmak istemistim orada basima gelen, beni cok sevindiren, fakat sekline karar verememistim.
Zira konunun "asil kahramani" ozellikle ozel konularda sahnede yer almayi sevmeyen benim de mahremiyet hassasiyetine saygi duydugum bir dostum.
Olsun!
Kim oldugu bende sakli; yapilan guzelligi ille de paylasacagim:


en kiymetlisi de iki de mektup yaziyorlar, kuzu kurabiyeme, dostum da bana... el yazilari ile hem de....
(yillar olmus el yazisi ile yazilmis mektup okumayali) ve gonderiyor kargo ile biz Izmir'e ulasmadan...
Ablam da hinzirliktan payini alacak ya; hic ses etmiyor bana, biz 2Nisan aksami Istanbul aktarmali Izmire vardigimizda gecenin bir vakti, soyunup dokunmemizin hemen akabinde kutuyu bana uzatiyor ve "al surprizini" diyor...
Nasil duygulandigimi...
Nasil Ellerim titreye titreye paketi actigimi...
ve nasil gozlerim dolarak mektubu defalarca okudugumu anlatamam sizlere...
Ve sizler icin de cani gonulden dilegim bu kucuk buyuk seylerin sizlerin de hayatinizi renklendirmesi... Insana "insan" oldugunu hatirlatan bu kucuk ama buyuk seylerin...
6 comments:
heh heh heee... haberim vardı bu sürprizden...:)))
ikiniz de çok ince insanlarsınız...
gönderene de, alana da sevgiler ve dahi saygılar.:))
Abi...Benim da haberim vardı laf arasında...
Niye böyle şeylerden en son benim haberim oluyo leeeeyyynn:)))
hayret walla.. fotoğrafların adına bi baksana..:))))
:))))
Çok tatlısınız yaa,
hepiniz...
Bu arada herkesin nasil iyi sir sakladigini da; benim nasil laz oldugumu da ispat etmis olduk arkadaslar :-D hepinizi cok seviyorum...
Post a Comment