Monday, February 23, 2009

Kriz Mriz Makro analiz

"Aaaanddd the Oscar goes toooooooo...."

Dogu, sanatta da atagini yapti.

Bilimde de yapiyor, daha da yapacak...

Global kriz, "buyuk depresyon" hatta bazi soylemlere gore daha da agir gibi ortaya cikmis olsa da tarihi bir surece sahit olmaktayiz biz su anda.

Kanimca bu donem SSCBnin cokusunden cok daha derin bir imza atacak dunya tarihine, cunku bu donem DOGU ile BATI nin keskin hatlarla birbirinden ayrildigi ve Orta dogu ile Uzak dogunun guclendigi surecine girdigimizin bir isareti.

Ekonomik krizle harmanlanan bu yeni donemde resesyon orta ve uzak doguyu da vurdu tabii ki, Batiyi vurdugu kadar olmasa da.

Yalniz sahsi fikrim su ki Global ekonomideki sallantinin az bir payi var burada sarsintinin hissedilmesinde.

Doguda hissedilen resesyona asil sebep "gercek olamayacak" bir hizla ve ivmeyle buyume yasanmasidir bolgede ozellikle son 5 yilda.

Girilen krizin etkileriyle bir cok buyuk proje durdurulmus veya askiya alinmis sirketler kuculmus ve hatta bazilari da yokolmak zorunda kalmis olabilir ona da evet ama bundan bir sene sonra gibi, yani 2010’un ikinci ceyreginden itibaren tekrar hareketlenme basladiginda Asya’da piyasa tam anlamiyla "gazi alinmis" ve reel bir pozisyon alacaktir.

Yani kisisel gozlemim krizin suresinin bu bolgede daha kisa olacagi yonunde zira burada biliyoruz ki hala "nakit, yaraticilik ve kaynaklar" var.

Bolgedeki milyarlarca dolar nakit bir sekilde piyasaya enjekte edilmek durumunda.
Bolgedeki ulkeler muhtelif ekonomik ve sosyal anlasmalarla birbirini destekliyor.
Baksaniza Korfez ulkelerine, hele de Cin'e ve Hindistan'a!

Biz burada biraz daha yakindan takip edebiliyoruz bu gigantik iki devi: Cin’i ve Hindistan’i.

Eskisi gibi sanayii, egitim ve kalite sorunlari da kalmamaya basladi bu iki devin ve daha dokunulmamis kaynaklari oldukca fazla...Buna bir de ekonomiye bile yansimaya baslayan "daha dejenere olmamis geleneksel heyecan ve yaraticilik hala burada var" diye de yaklasirsak dogunun batidan alacaklarina doydugu ve kendi dogusunu ilan edecegi doneme girildigi yorumunu rahatlikla yapabiliriz.Bu dogus sirasindan batidan kalan tek miras “ingilizce” olacak.

Bir cok dil, din ve renk barindiran DOGUnun, kendi icinde dogal olarak "farkliliga karsi olusturdugu toleransi" tetikleyicisi olacak zira hic bir din, dil ve rengin onemi kalmayacak ne bilimde, ne sanatta ne yonetimde ne de gelisimlerinde.

Ozetle; “Dogunun dogusu”nu izleme firsati bulan tarihe gececek enteresan bir nesiliz biz.

5 comments:

7.oda said...

"hic bir din, dil ve rengin onemi kalmayacak ne bilimde, ne sanatta ne yonetimde ne de gelisimlerinde."

buna inanmak istiyorum ben de !

KUBİLAY KIZILDENİZLİ said...

Bak, bu yazı acayip güzel.Hepsi güzel ama bu farklı, şahane.
Bu yüzyılın başlarında büyük bir adam dedi ki "gerici Batı, ilerici Doğu"...Sen bunu şimdi o kadar güzel tarif etmişsin ki, o kadar olur.
Emperyalizm geçen yüzyılın başında dünyayı ısırmaya başladığında aslında ilk önce kendi üretici güçlerini ısırdı, boğdu...Yaratıcılığı da yok etti, insanını da. Batı' daki Aydınlanma-Rönesan ve onların tüm kazanımları tabuta kondu, çivilendi, gömüldü Batı'da...
Obama'nın seçim kampanyasına destek veren Clinton bir TV proğramında "paradan para kazanmayı bırakıp, üretime ağırlık vermeliyiz" dedi...
İtirafın çirkinliğine bakar mısınız? Amerika bu sistemi "bir koy, üç al" diye dünyaya dayattı ve bugün bu derin ekonomik krizi yaşıyoruz.
Çin, Hindistan, Rusya, iran, Venezüella, Brezilya, Vietnam ve Küba gibi ülkelerin belli başlı alanlarda gelişme göstermelerinin altında işte "üretici güçlerinin" geliştirlmesi,geleneklerinden gelen evrensel değerlerini korumaları var.
Bu hafta okudum. Pekin ve Newyork' ta 1990' lı yıllarda aynı gece -15derecelik bir sıcaklık olmuş.
NY' de 1500 evsiz donarak ölmüş, Pekin' de sıfır...Çinliler bunu Pekin 0, NY 1500" diye ironik olarak kodlamışlar.
Hatta 1950'lerde Boğaz donduğunda da İstanbul' da donan kimse yok.
Bu bir sistem sorunu ve "kimsesizlerin" bir sisteme sahip olup olmadıklarıyla ilgili.
Bugün senin yazında belirttiğin bu iki büyük ülkede- ki neredeyse dünya nüfusunun %30' u yaşıyor oralarda- eğer bir açlık sorunu yoksa, bu çok önemli bir performanstır.
Ve gelişim sadece ekonomide değil senin de dediğin gibi sanatta da bu böyle. Zaten bu bir yasadır; üreten her alanda üretir...
Hindistan önümüzdeki yıllarda ilaçta da büyük atak yapacak ve zaten dünya jenerik ilaç pazarı son 15 yıldır bu ülkeden besleniyor.Yakında yeni moleküller üretecekler, rakipsiz olacaklar. Hindistan'ın yazılım alanındaki başarıları zaten ortada. Çin ise kamu eliyle yönlendirilen bir karma sosyalist sisteme sahip ve dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi şu anda. Ürettikleri mal ve hizmetin çeşitliliğini kimse sayamıyor...
Kalite sorunu senin de dediğin gibi her geçen gün azalıyor.
Evet Doğu atakta...
Tek kutuplu bir Amerikan dünyasından çok kutuplu ve renkli bir yüzyıla yüzyıla girdik. 1950'lerde dünya ekonomisi içindeki %50 olan ABD'nin payı 2020' ye değin %20'nin altına inecek. Bunu kendi ekonomistleri söylüyor...Ben değil.
Senin açtığın tartışmadan hareketle7. Oda'nın tarif ettiği dünya bir gün mutlaka olacak.
Ama kendiliğinden değil...
Literatürde onun güzel bir adı var.
İsteyene söylerim.

MoonSun said...

Ahhh ben dunyadan bir haber yasiyorum, Oscarlar dagitilmis bitmis benim daha yeni haberim oluyor :))

MoonSun said...

Gulteinen ablacim, istrsen sil bu yorumu sonra... mail adresine yazacaktim ama bulamadim... yaptigim cok yanlis biliyorum ama oturup sinirden agladim bi de :(( cok moralim bozuldu :(

GULTEINEN ENKELINI said...

7.oda; benden sana soz! oyle olacak.

Kuzen ya, senin yorum benim yazidan daha guzel olmus :-P

Moonish; harikasin!senin dun kafani karistirdilar da ondan.doveriz biz onlari sikma canini sen!