Monday, November 26, 2007

Sobelendim.. ebeeee..sobeee....


Ben küçükken:
Radyonun icinde kucuk kucuk adamlar var sanirdim.Onlari beslemek icin eski model radyomuzun yan hoperlorlerinden iceri ekmek kirintilari atardim.
Sonra Televizyon icat edilince kucuk adamlar olmadigini gordum.
Adamlar daha buyuktu televizyonun icinde yasayan o adamlar:))

Aslında ben...
doktor olmak isterdim.O kadar uzun yillar universiteye gitmeyi gozum yemedi.. tembelligimden tip bile yazmadim, sonra puanim cok yuksek geldi o zaman hic pisman olmadim...ama keske doktor olsaydimdi..Bence benden cok iyi doktor olur idi.

İlk kopyamı ne zaman çektim?
Masalarin ustune cikip "kopya cekmeyiiinn kopya cekmeyiinn " diye bagiran bir cografya ogretmenimiz vardi.Hababam sinifi ogretmenleri gibi bir de gozleri gormezdi.Lise birdik sanirim.Butun sinif birbirinden kopya cekmisti, ben de onlara katilmistim.(Kurabiye! bunu okuyorsan su anda; oku ve hemen unut!!! :)

En saçma huyum...
rejim yapiyorum diyip diyip butun gun acliktan geberip tam yatarken koca bir tabak makarna yiyip 2 bardak ayran icmek.
Sona da soyle soolemek "ay naapiym sekerim benim bunyem boole su icsem yariyor :p"

Cep telefonum...
1997 yilinda hamile oldugumu ogrenir ogrenmez aldim(ne alakaysa.. sanki icerdekiynen cep to cep yapces:) o zamanki "en modern" telefondu, Netasta calisiyordum, Planet miydi neydi markasi. Araba takozu olarak da kullanilabilirdi.

Aşk bence...
bir cok zaman sevgi ve/veya saygiya donusemeyen ama mutlaka bir yerde biten ihtiras, tutku.Sevgi-saygiya donuseni makbuldur.

En sevdiğim bloglar...
Misafir odamda hepsi yaziyo.. gittikce de artiyooo..

Denizanasi, Doga ile Hayat, Gulcin... sobelendiniz tarafimdan
SOBEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEE!

8 comments:

YILDIZNAF said...

Merhaba Sobe Arkadasim,
Bugun kahveyi fazla kacirmisim, uyuyamadim saat uc civari gece seni okuyorum ve su resmine guluyorum. Senden gercekten doktor olurdu ama cocuk doktoru galiba. Neseli oyuncu doktor teyze....

elektra said...

:)))) hay allahım, gulteinen o ne poz öyle yahu. :))))böyle bir sobe başlatalım bence. sobelediğimiz seninki gibi bir pozla resmini koysun bloga:) çok hoşsun, sevgiler...

İşitmeKaybı said...

resmin şirinliği ile yazıların şirinliği aynı...blogunu ctesi keşfettiğimden beri okumadığım yeri kalmadı...hayat dolu olanları seviyorum..

sevgiler,

Sem said...

Ha ha bende pozuna bayıldım. Tembellik konusunda dediklerine inanmayı zor buluyorum çünkü en çalışkan blogculardan biri olduğunu düşünüyorum.

Sevgiler

gülçin said...

yazdım bakalım gulteinen'cim, sen oyuna çağırısın da gelmez miyim ben :)) bak bakalım nasıl olmuş? ama seninki gibi bir pozumu bulamadım bi türlü. sen gelince çekeriz belki :))

sevgiler

Tabiat Ana said...

Canım Gülteinenciğim
baştan yanlış anlamışım bir sobe yazısı yazdım sonra kafam çalıştı bi tane daha yazdım bak bakalım beğenecek misin.Ayrıca pek heyecanlı bişeymiş sobelenmek:))
sevgiler

Selin said...

Selam Gülteinen,
İyi ki de uğramışım sana :)) Son birkaç gündür bir arkadaşımızı kaybetmenin acısını yaşıyordum. Senin sayende biraz gülümsedim. Teşekkürler canım. Sevgilerimlee...

evrim (akira) said...

Foto süperrrr
Bende küçükken tvnin içinde insanlar olduğunu zanneder,planlar yapardım.En sevdiğim planım ise, tvnin içine girip,bardaklarıda geçtiğim yollara koymaktı.İnsanları ve mekanları görüp,kaybolmamak için koyduğum bardakları takip ederek geri dönecektim.Çocuk olmak harika birşey yaaaa.......