Saturday, September 19, 2009
Friday, September 18, 2009
Ben hic kendime mektup yazmamistim...
Kurabiyemin okulunda (ve sanirim artik dunyada bir cok okulda uygulaniyordur bu; cocuklara birer birey muamelesi yapildigindan beri) bu yil orta okula basladiklari icin konu ile ilgili kararlarini kisaca hatirlatan bir mektup yazmalari istenmis.
Kime mi?
Kendilerine :-)
Yorumsuz yayinliyorum :

"Sevgili Ben,
Ortaokula hosgeldin kurabiye.Bana yardimci olacak birkac seyden bahsedecegim.Oncelikle okul dolap kilit sifreni hatirlayacagina emin ol.Ve ogretmeninle baris icinde olacagina da emin ol.Odevini yapacagina da emin ol.Okul bitene kadar sadece ileriye bak!! Sadece birkac ay oncesine donersen "ortaokula adim attim" gununu hatirla? Cok eglenceliydi, umarim bu mektubu okudugumda da oyle olur.
Oh hep acele et ki uyari alma.Bir seyi unutmaman lazim o da arkadaslarini akillica secmen.Kotu notlar almamalisin.Baska baska insanlarla git konus arkadaslar yapmak icin.Okul dolabini temiz tut!!!Yoksa derse gec kalirsin.
Herseye ragmen en onemlisi eglen!
Ve yasadigin harika yaz tatilini unutma.
Kurabiyeden
yunus imzasiyla"
hala yorumsuz...
sadece kucuk bir not : bunu kurabiyemin izniyle yayinliyorum; cunku insanlarin kendilerine ait "ozel"leri konusunda kurabiyem konusmaya basladigindan beri cok dikkatliyiz.
Kime mi?
Kendilerine :-)
Yorumsuz yayinliyorum :

"Sevgili Ben,
Ortaokula hosgeldin kurabiye.Bana yardimci olacak birkac seyden bahsedecegim.Oncelikle okul dolap kilit sifreni hatirlayacagina emin ol.Ve ogretmeninle baris icinde olacagina da emin ol.Odevini yapacagina da emin ol.Okul bitene kadar sadece ileriye bak!! Sadece birkac ay oncesine donersen "ortaokula adim attim" gununu hatirla? Cok eglenceliydi, umarim bu mektubu okudugumda da oyle olur.
Oh hep acele et ki uyari alma.Bir seyi unutmaman lazim o da arkadaslarini akillica secmen.Kotu notlar almamalisin.Baska baska insanlarla git konus arkadaslar yapmak icin.Okul dolabini temiz tut!!!Yoksa derse gec kalirsin.
Herseye ragmen en onemlisi eglen!
Ve yasadigin harika yaz tatilini unutma.
Kurabiyeden
yunus imzasiyla"
hala yorumsuz...
sadece kucuk bir not : bunu kurabiyemin izniyle yayinliyorum; cunku insanlarin kendilerine ait "ozel"leri konusunda kurabiyem konusmaya basladigindan beri cok dikkatliyiz.
Saturday, September 12, 2009
Take it for granted!!!
Ilk cumleye "take it for granted"in Turkce anlamini yazarak baslamak istiyordum aslinda ama sanirim ingilizcem veyahut karsiligindaki Turkcem yetmedi.
"Kiymet bilmeyen" mi desem acaba diye dusunurken okudugum bir metinde gordum aslinda ne anlatmaya calistigimi;
aslinda demek istiyormusum ki "Don't take it for granted!" yani; "Hic kimseyi, ve hayatindaki hic bir seyi garanti olarak gorme; bir gun uyandiginda tas toplamakla mesgulken hayatini degistirebilecek bir pirlantayi kacirdigini fark edemeyebilirsin..."
Cogu insanin 5 yas simarikligi hic gecmiyor sanirim...
Belki de "5 yas sendromumuzu" tedavi etmek icin geldik buralara yani karsiliksiz ve sonsuz almaya calisan gudumuzu torpuleyebilmek; icimizdeki surekli ac vahsi ego hayvanini evcillestirebilmek varolmamizin amaci belki de...
Varolmanin amacini didiklemeyecegim ancak bildigim bir sey var ki; ben kendi ego hayvanimi icimdeki sicacik sobanin yaninda uyutup miril miril gidisini oksarken; baskalarinin ego hayvanlari tarafindan saldiriya ugrayip isirilmaktan biktim artik!
Her zaman, her yasimizda yanimizda yamacimizda onlar!
"They take it for granted!"; yani cevresinde olan bitenleri sadece gecen zamanin getirdikleri olarak algilayan ve kendilerine sunulan her seyi "zaten haklari" olarak hisseden ve hatta kendilerinden naif bir mutesekkirlik beklendiginde de alev gibi parlayip "e ne olacakti yani? tabii ki bende olacakti bu!!!" diyen onlar;
sartlar; digerlerinin ihtiyaclari; oncelikler konusunda duyarsiz ve bencil;
kendilerini dunyanin merkezi gibi hisseden...
veyahut bir gunes sanan kendisini bulundugu sistemin ortasinda;
belki de onun icin hepsi bu kadar kizgin... yalniz... mutsuz... huzursuz...
O kadar cok var ki cevremizde onlardan; cepleri pirlantalarla dolu oldugu halde sahip olduklarindan habersiz, paldir kuldur yasayan; aslinda yasamla degil, asla tatmin edilmez EGOlariyla ugrasan; bir degil bin degil yuz binine de sahip olsa dileklerinin mutsuz olan... mutsuzzz...sonsuz huzursuzzzz... sabah uyandiginda bile yorgunnn... umutsuzzz.... sumuk gibi...
Bir de farkli turleri var onlarin "uyanik,hesapci" tabii onlar da mutsuz; ozune bile faydasi olmayan; parmagini kipirdatmadan ihtiyaclarinin karsilanmasina alismis; kurtulusu ve sorumlulugu devamli baskalarinin sirtina yukleyen, ve bu sirada begeni eksikligini surekli dile getirerek sikayetci; her daim vizildayan veya huzursuzluk cikartan... enerji vakumlari...
Daha da sinir bozucu olanlari, iki yuzlu bir neseyle "canimsin!sensin!" deyip sirt sivazlayarak "yardimci olmaya calisani" defalarca suistimal eden ve hemen isi bittiginde de arkasini doner donmez destek gordugu noktayla duygusal da dahil hic bir bag birakmayan ruhunu aldirmis olan... sansarlar...
ve daha saysam yaziyi bitiremeyecegim kadar cok "kiymet bilmeyen" versiyonlari...
varlar...
oradalar...
isiriyorlar!
ve artik ciddi ciddi sinirlerimi bozuyorlar!!!
"Kiymet bilmeyen" mi desem acaba diye dusunurken okudugum bir metinde gordum aslinda ne anlatmaya calistigimi;
aslinda demek istiyormusum ki "Don't take it for granted!" yani; "Hic kimseyi, ve hayatindaki hic bir seyi garanti olarak gorme; bir gun uyandiginda tas toplamakla mesgulken hayatini degistirebilecek bir pirlantayi kacirdigini fark edemeyebilirsin..."
Cogu insanin 5 yas simarikligi hic gecmiyor sanirim...
Belki de "5 yas sendromumuzu" tedavi etmek icin geldik buralara yani karsiliksiz ve sonsuz almaya calisan gudumuzu torpuleyebilmek; icimizdeki surekli ac vahsi ego hayvanini evcillestirebilmek varolmamizin amaci belki de...
Varolmanin amacini didiklemeyecegim ancak bildigim bir sey var ki; ben kendi ego hayvanimi icimdeki sicacik sobanin yaninda uyutup miril miril gidisini oksarken; baskalarinin ego hayvanlari tarafindan saldiriya ugrayip isirilmaktan biktim artik!
Her zaman, her yasimizda yanimizda yamacimizda onlar!
"They take it for granted!"; yani cevresinde olan bitenleri sadece gecen zamanin getirdikleri olarak algilayan ve kendilerine sunulan her seyi "zaten haklari" olarak hisseden ve hatta kendilerinden naif bir mutesekkirlik beklendiginde de alev gibi parlayip "e ne olacakti yani? tabii ki bende olacakti bu!!!" diyen onlar;
sartlar; digerlerinin ihtiyaclari; oncelikler konusunda duyarsiz ve bencil;
kendilerini dunyanin merkezi gibi hisseden...
veyahut bir gunes sanan kendisini bulundugu sistemin ortasinda;
belki de onun icin hepsi bu kadar kizgin... yalniz... mutsuz... huzursuz...
O kadar cok var ki cevremizde onlardan; cepleri pirlantalarla dolu oldugu halde sahip olduklarindan habersiz, paldir kuldur yasayan; aslinda yasamla degil, asla tatmin edilmez EGOlariyla ugrasan; bir degil bin degil yuz binine de sahip olsa dileklerinin mutsuz olan... mutsuzzz...sonsuz huzursuzzzz... sabah uyandiginda bile yorgunnn... umutsuzzz.... sumuk gibi...
Bir de farkli turleri var onlarin "uyanik,hesapci" tabii onlar da mutsuz; ozune bile faydasi olmayan; parmagini kipirdatmadan ihtiyaclarinin karsilanmasina alismis; kurtulusu ve sorumlulugu devamli baskalarinin sirtina yukleyen, ve bu sirada begeni eksikligini surekli dile getirerek sikayetci; her daim vizildayan veya huzursuzluk cikartan... enerji vakumlari...
Daha da sinir bozucu olanlari, iki yuzlu bir neseyle "canimsin!sensin!" deyip sirt sivazlayarak "yardimci olmaya calisani" defalarca suistimal eden ve hemen isi bittiginde de arkasini doner donmez destek gordugu noktayla duygusal da dahil hic bir bag birakmayan ruhunu aldirmis olan... sansarlar...
ve daha saysam yaziyi bitiremeyecegim kadar cok "kiymet bilmeyen" versiyonlari...
varlar...
oradalar...
isiriyorlar!
ve artik ciddi ciddi sinirlerimi bozuyorlar!!!
Wednesday, September 09, 2009
Monday, August 31, 2009
"Anne lutfen bana buyuk muamelesi yap! ben buyudum cunku!"
"Olur biricik kurabiyem yaparim; aklimda bu goruntun hala dun gibi tazeyken..."


".....ve de yuzune baktigim her an hala bunu gordugum halde...
elimden geleni yapmaya calisirim :-P"

Labels:
Aile malikanesi,
Duygusal,
Kurabiye oykuleri
Subscribe to:
Posts (Atom)


