Tuesday, January 27, 2009

Bir tek hakka bircok yasam sigdirabilen insanlar - 1


Ter su icinde uyandigim anda dus ile gerceklik arasinda bir sure havasiz kaldi zihnim bu sabah...

Animsamaya calistim kisa bir sure, bir arkadasimin annesinin soyledigi geldi aklima "Gun ilerledikce ruyani animsamak istiyorsan uyanir uyanmaz kendi kendine tum detayi ile anlat ve bir bardak su ic".

Hemen yaptim.

En yakin arkadasim olmustu, olum haberini aldigim anda cokmustum ve hungur hungur aglamaya baslamistim caresiz, zamani geri cevirmek istercesine bir ise yarayacakmis gibi.Uzuntuden butun kemiklerim yumusamisti sanki bedenimi tasimiyordu.

"Neden..neden..neden" diye haykirmaya basladim; oysa annesinin ameliyat sonrasi bakimi icin onun yanina gitmisti, biz annesinin haberini beklerken endiseyle mertlige sigarmiydi simdi bu yaptigi?

Olmeyi de nereden cikartmisti ki?

Tekrar sarsila sarsila aglayarak uykuya daldim.

Evet; ruyamda uykuya daldim ve ruya gormeye basladim cok kotu bir ruya idi; cok kotu bir KABUS!

Ruyamdaki ruyamda en yakin arkadasim olmustu, olum haberini aldigim anda cokmustum ve hungur hungur aglamaya baslamistim caresiz, zamani geri cevirmek istercesine bir ise yarayacakmis gibi.
Uzuntuden butun kemiklerim yumusamisti sanki bedenimi tasimiyordu.

Tam o sirada duvarlarin da kendilerini tasiyamadiklarini gordum.
Yumusak yumusak ama tum agir cusseleri ile uzerime dogru gelmeye basladilar, az sonra kirilacak kemiklerimin sizisini daha o anda duymaya baslamistim bile.

Hemen akabinde biricik arkadasimin siluetini gordum yuzumun donuk oldugu duvarin uzerinde; kahkahalarla guluyordu!
Kahkahalarinin diyaframdan geldigini hayal ettim dolu dolu idi cunku!
Ben agliyordum; o kahkaha atiyordu...

"Bu bir ruya bu bir ruya" diye binlerce kez kendime tekrarladim ve uyandirmaya calistim kendimi ruyamdaki ruyamda.

Cok zor oldu ama uyanmistim ruyamda; ter su icinde uyanmistim ruyamda.

Hatirlamaya calistim gordugum ruyayi kendime anlattim ve bir bardak su ictim ruyamda.
Ictigim butun su goz yasi oldu; sarsila sarsila aglamaya basladim...

Sonra;
ruyamdaki BENin ruyasindan degil kendi ruyamdan uyandigim anda ter su icindeydim.

Hemen kendime ruyami anlattim.

Ve tum bedenim titrerken bu sefer gercekten bir bardak su ictim, ise gitmek icin yataktan cikmadan once.

Saturday, January 17, 2009

Mutlulugun resmi...(2)

sonra...

burada, yani Dubai'deki "Turk camiasi" grubuna bir mail attim yanarak :

-Acil bir resim ogretmeni araniyor(hehehe.. resim ogretmeninin acili niyeyse :-P)

yanit geldi bi tane:

-Resim dersi cocuk ya da yetiskine mi verilecek?

Yagli boya,kara kalem etc…ne tip?

benden yanit:

-........ :-) Resim dersi cocuk ruhlu bir yetiskine verilecek (yani bana:-) bir de ............)

ve ortmenimden yanit:

-Cok tatli peki super :-)

Haftaya istediginiz gunde baslayalim o zaman…ben senden haber bekleyecegim.

Hatta kizinizin ilgisini cekerse o bile katilabilir.Bahsettiginiz utanc tablonuzu gormek icin sabirsizlaniyorum :-)

Bendeki sansa bakar misin yaaa.. Dediydim ben benim icin 2009 cok iyi basladi diye!

Ta da Dubai'de colun ortasinda ciddi ciddi bir RESSAM buldum iyi mi?
Hem de "herhangi bir" degil!

Inanasim gelmiyor filan diyemeyecegim tabi ki inaniyorum cunku oyle bir arzuyla cagirmistim ki yardimi; iste yardim resmen bana profosyonel bir RESSAMdan geldi... hem de adi sani bilinen filan iyi mi...


hihihihi....

Mutlulugun resmi...(1)

Mutlulugun resmini cizmeye karar verdim bundan aylarca once...

Once fikir bir embryo gibi dustu kalbime sonra alis verise ciktim; ama uzun bir alisveris... kaliteli zaman ayirdim, bir ay falan surdu.
Ben yagli boya sulu boya raflarinin onunde yalanip dolanirken eminim beni goren tezgahtarlar benim iyi egitimli bir ressam oldugumu ve pesinde oldugum rengi secmeye calistigimi dusunuyorlardi.

Ben ise biraz da nese katmak icin "hayatta pesinde oldugum rengi arayan" yuz ifademle boyalari ve malzemeleri tek tek alip inceledim goz ucu ile o tezgahtarlari yanima davet eden ifadeyle... cok da hos sohpetler ettim bu sirada; ah su hizmette sinir tanimayan filipinli tezgahtarlar var ya; insani sanki picasso sanki van gogh gibi hissettiriyorlar :-) Onlar sayesinde iyi de gaza geldim; kendi oyunumun kurbani oldum yani...

Lise yillarimda iyi bir "art student" idim, hele bir hocamiz vardi Mr.Larson, artik ona mi hayrandim yoksa sanata mi bilemiyorum ama resim dersinde iyiydim diye hatirliyorum...
Iste o bilgime guvenerek bir cok malzeme aldim; stokladim... "Ilhami" bir gun kapimi calacakti nasilsa...

ve caldi, "hosgeldin" dedim Ilhamiye, sessiz sohpetimiz 2 hafta surdu, bu sirada ben satin aldigim malzemelerle mutlulugun resmini aramaya basladim.

Renklerle dans ettim.

Her tarafi masayi, yerleri. ustumu basimi batirdim... umursamadim...

Ama ama... cikan rezaleti umursadim!!!!!
Daglarda filan bence iyi gidiyordu ama o akmasini istedigim sakir sakir soguk suda inanilmaz cuvallamistim...

Ilk okul dorduncu sinif resmim(42 yasinda yaptigim) tarihe gecmeden yok etmeliydim!
Yok yok; kendime daha buyuk bir ceza vermeliydim, yaralarima tuz basmaliydim veyahut bunu her sabah gorebilecegim bir yere koyup kendime "senin mutlulugun bu mu?" diye sormaliydim beceriksiz BEN e...



Atmadim onu!

Bu bu bu... ilk "eserimin" adini "Utanc tablosu" koydum ve DERHAL resim dersi almaya karar verdim!

(resim yapmaya kustum dememi bekliyordunuz degil mi heheheheh)

Friday, January 16, 2009

Bir oldum bir dirildim...

Ablam yazsin diye bekledim oglumun durumunu...

Offff.. Allah korudu vallahi...

Ablamin dedigi gibi, bazen engel gibi gorunen detaylar omrumuzde, aslinda bir faydaya sebep oluyor.

Yarin ne olacagini hic birimiz bilemiyoruz.

Yarin guzelliklerle dolsun...

Thursday, January 15, 2009

Dubai'de yagmur

2004 yilinda Dubai'ye ilk geldigimizde "buraya hic yagmur yagmaz, yagsa bile soyle 5 dakika filan... o da yagmur mu camur mu belli degil" demislerdi bize.

Hatta bu sebeple geldigimiz ilk kis bir yarim saat "yagmur gibi yagmur" yaginca boyle videoya falan cekmistik, cocuklara tarihi bir bilgi olsun diye :)

2004den beri her yil biraz daha artti yagmurun gucu burada, bir tek yagmur olsa ne, ocak subat aylarinda bir de boyle firtinali filan bir iki hafta geciyor burada.Ablam iyi hatirlayacaktir:-)

Yagmur'a karsi da alt yapi yoklugu sebebiyle ve suruculerde yagisli hava surus tecrubesi olmadigindan yagmurlu ve firtinali haftalarda sehir resmen felc oluyor, hatirlarsiniz gecen kisi.

"Bu yil yagmayacak galiba" derken dun gece gokyuzu catladi(kurabiyemin de odu patladi), gok yarildi yere adeta... ben de kurabiyeyi sakinlestirecegim diye ortamdan yarildim...

Hepsinin de uzerine, benim evin arkasindaki meshur direkte paratoner(boyle mi yaziliyordu?)vardi, oraya da yildirim dusmesin mi!!! Oyle bir ses cikti ki catiya bomba dusmus gibi :-)
Kurabiye de ben de kediler de kopek de yerimizden yarim metre hopladik valla.


Neyse azicik uyuyabildigimiz gecenin sabahina uyandigimizda firtina durumu dinmisti is yerlerimize okullarimiza dagildik.Trafik sebebiyle 10dakikalik yolu 1 saatte gelmenin haricinde baska bir sorun yoktu.



Bugun ofiste bir numarali geyik "vay be ne yagmurdu amaaa", "aman neydi o simsekler yahu" idi
Burj Dubai'den daha once bahsetmistim, bir arkadas da Burj Dubainin dun geceki goruntulerini ele gecirmis ben de sizlerle paylasayim dedim...