Sunday, March 30, 2008

Sayin Hanimefendi...

Size boyle bir trafik terorunu ne yaptirdi kendi capinizda bilmiyorum,insallah hic olmazsa kendinize bir aciklamaniz vardir, umarim teknik bir arizadir, bu arada kendi basina kaza gecirip bu kadar ses cikartabildiginiz icin size madalya da vermek istiyorum, kendi adima degil cevrede bulunan yaklasik 30 ev adina...

Gerci sesi ben duymadim ancak evimizdeki kurabiyemi okuldan karsilayan ablamizin eve girdigimde gordugum bembeyaz surati bana nasil bir sarsinti olmus olabilecegini gayet guzel anlatti.

Nasil bir ruh hali icinde idiniz su sakin site icindeki yoldan gelirken gunduz vakti bilemiyorum;

Ancak bu nasil bir suratti ki evimin yaklasik 15 metre arkasinda bulunan elektrik diregi savunma duvarini, ki kalinligi yarim metre falan olmali, onca yesil alan suratinizi yavaslatamadan direk burundan girip patlatmissiniz; patlama sonrasinda sevgili "jip" inizden parcalanip dusen parcalar da olay mahalinde kalmis.(bu arada dusurdugunuz on plakaniz benim camasir makinamin uzerinde duruyor hatira olsun diye! bir gun ihtiyaciniz olur da kapimi calmaya yuzunuz olursa gelip alabilirsiniz plakanizi:)

Sevgili hanimefendi; size de gecmis olsun dilerim, sanirsam kaza sonrasinda sol kasinizi emniyet kemerine ragmen on cama vurmussunuz, ancak o kadar memnuniyet icindeyim ki patlama aninda evde olmadigim icin; zira bir de SAG kasinizda olusabilmesi muhtemel bir hasardan dolayi uzun yillar vicdan azabi duyabilirdim...
tesadufen yokmusum olay mahalinde.

Bahsettigim olay mahalinin ayni zamanda cocugumun ve arkadaslarinin top oynayip ucurtma ucurdugu evin arkasindaki yesil arazi oldugunu belirtmeme gerek yok sanirsam.Ayrica bunu da hatirlamak ve olasiliklari da dusunmek istemiyorum yuksek musaadenizle.
Allah korumus bu olay bizler ve bebeler buralardayken olmamis..

Allah korumus siz, sayin hanimefendi hizinizi alamayip bir de korumada olan diregi de gocertmemissiniz, mazallah! CURK diye ezilirdiniz bocek misali diregin altinda degil mi efendim!!!

Neyse, gecmis olsun dileyelim hepimize ozellikle size!!!

Sizi bu muhitte pek gormemek dilegiyle, en derin kaygilarimi sunuyorum...

hedef - 55


Yedigi tekmenin siddetiyle yuvarlanmisti yola dogru nereden geldigini bile anlayamadan darbenin.
Birden farkettigi daha buyuk bir tehlike altinda olduguydu uzerine dogru yaklasan araba farlarindan.
Can havliyle kaldirima yuvarladi acili bedenini.
Inleyerek kalkip cop bidonuna dogru seyirtti; bir daha asla kasap dukkanindan iceri basini uzatmamasi gerektigini ogrenmisti.
Yarali patisi ile bidonu eseleyip koklayarak icinde umut aradi.

Ruzgar gibi gecti...

Ruzgar gibi gecti memleketimizi ziyaret...

Bir hafta dedigin nedir ki; soyle bir gozunu kapat; ac.. pit diye geciveriyor...

Zaten haftaya annemin iyi saglik haberleri ile basladigimiz icin kosulsuz huzur ve sicaklik bizi bekliyordu.

Doyulmaz uzun kahvaltilardaki annemin "cingene salatasi" ile...


Izmirimin cift sarili yumurtasi ile...


nasil da ozledigim kucucuk biberlerinden yapilma zeytinyagli biber dolmasi ile...


annemle ablamin bana orgu ormeyi ogretmesi ile...
benim el bezi diye basladigim isimi, kahramanca "battaniye oruyorum" a donusturmemle :))

babamin bu durumu kahkalarla izlemesi ile(neymis; elimde egreti duruyormus :P, halt etmisler)

Son 2 gun bulundugum Istanbul'un, bogaz kokusu, Bogaz manzarasi,martilari,

Cengelkoyu, Kuzguncuku, Marianin bahcesi

ve mis gibi otlari ile...


Keyifle, saglikla geldi gecti..

Monday, March 24, 2008

Sayin ilgiliye :)

Hah hah hah ahhhh..

Ay bayildim su reklama!!

-Besizimiz olacakmis askim!

-Cokmus yaf!!!(tik)

Sunday, March 23, 2008

Memleketteyim.

Memleketteyim... Yuvamda...

Her zaman kosa kosa nefes nefese geldigimiz memleketimdeyim, yuvamda...
Yine kosa kosa gelmisim, bu kez biraz endiseyle.

Bu sefer geldigimizden beri zamanin cogunu saat basi haberleri bekleyerek gecirdigim memleketimdeyim.
Hani mesai de yok, saat farki da yok, daha bir konsantire, daha bir konusanlarin satir aralarini da dinlemeye calisarak, gozlerimi kocaman acmisim...dinlemedeyim.. anlamaya calisarak, ama bir turlu anlayamadan, kahrederek, kahrolarak...

Beynimin bir de ja vu cagristirmasini engellemeye calisarak, umutsuz mutsuz dusunceleri beynimden savusturmaya calisarak...

Gazetenin kokusunu ozlemisim, hisirtisini, bir de elimde siyah siyah lekeler birakmasini... Memlekete gelmenin lezzetlerinden biri ya hisirdatarak gazete okumak; bilgisayar ekranindan degil...
Yer gibi okuyorum butun gun gazeteleri elim yuzum her tarafim kapkara olana kadar; ancak bu sefer okudukca yuregim de kapkara oluyor...

Bir huzursuzluk bir karisiklik havasi, dalga dalga buyuyen nefret ve ofke, konusmacilarin yukselen sesleri, gulumseyen yuzlerin birbirine hakareti, kocaman buyuyen ve kameraya da yansiyan ates sacan goz bebekleri!!!

Aziz Nesin'in Yuva 'sini mirildaniyor yuregim :

Yanyana geldikçe daha uzak
Birlikteyken daha kimsesiz
Bir ağırı sızım sızım yeri belirsiz
O da yalnız
Ben de yalnız
Acılar tütüyor bacamızdan
Görünmeyen taş duvarlar örmüşüz
Duvar olduk kendimize kendimiz
Ne yana dönsek
Kendimize çarparız
Aziz NESİN